UNPO – Çerkesya: Gürcistan Parlamentosu Çerkes Soykırımını Tanıyabilir

İddia edildiği üzere Rus-Kafkas Savaşı sırasında gerçekleştiği aşikar olan Çerkes soykırımı, (ç.n.-Batı) Çerkesya’da (bugünkü Krasnodar Kray, Adygey ve Karaçay-Çerkes cumhuriyetleri) yani Kafkasya’nın kuzey-batısında gerçekleştirildi. Savaş, bu bölgelerin Rus İmparatorluğu’na dahil olmasıyla 1864’de sona erdi. 1860’lar boyunca Çerkes nüfusunun önemli bir çoğunluğu topraklarından çıkarıldı. Tarihçilerin rakamlarına göre bu sayı 500.000’den daha fazla. Büyük bir kısmı ise yolculuk sırasında öldü. Bu ihraç (ç.n.-sürgün) ve Rus ordusunun diğer operasyonları, iddia edilen soykırımın uluslararası manada tanınmasını amaçlayan bir hareketin ortaya çıkmasına neden oldu.

Gürcistan Parlamentosu’nun Diaspora ile İlişkiler Komitesi başkanı Nugzar Tsiklauri, belgenin Gürcü Parlamentosu’ndan, henüz hiç bir devlet tarafından tanınmamasına rağmen, Rus İmparatorluğu tarafından Çerkes halkına soykırım uygulandığının tanınması talebini içerdiğini söyledi. Tsiklauri, şuan için parlamenterlerin bu başvuruyu tanıyıp tanımayacağını kestirmenin zor olduğunu belirtti.

 Ayrıca, Tsiklauri, Moskova’nın bu başvurudan rahatsız olabileceğini, ancak 20 Mart’ta Gürcü galibiyetiyle sonuçlanan rugby maçı da dahil olmak üzere Moskova’nın herhangi bir şeyden dolayı üzülebileceğini de sözlerine ekledi.
Bu başvuru resmi olarak Mayıs ayı sonunda yasama organına sunulacak. Çerkes lobisinin önde gelenlerinden biri olan gazeteci Fatima Tlisova’ya göre, Gürcü parlamentosu, bunun Rusya’ya karşı bir silah olarak kullanılabileceğinden dolayı muhtemeldir ki başvuruyu kabul edecek.
Ek olarak, bu hareket Gürcistan’ın bölgedeki konumunu güçlendirebilir. Tsiklauri söyle konuştu: “Çerkeslerin Gürcistan parlamentosuyla yakın ilişkiler kurmak istemesi gerçekte bize yeni bir perspektif sunuyor. Gürcistan bugün Kuzey ve Güney Kafkasya’daki süreçleri etkileyecek bölgesel bir merkez olabilir.
Çerkeslerin başvurusu şaşırtıcı değil ve birçok örneğe dayanıyor. Kafkasya Enstitüsü Stratejik Araştırmalar direktörü Mamuka Areshidze ise görüşlerini söyle açıklıyor: ” Bunun gibi talepler dünyada çokça var. Ermenistan’ın aktivitelerine yanıt olarak, Fransa, İsveç ve Amerika Ermeni Soykırımı ile ilgili önergeler benimsedi. Neden Çerkes halkı için ayni şeyi yapmak mümkün olmasın?”
Areshidze, “Gürcistan’ın Çerkes halkına elini uzatması ve trajedilerini yüksek düzeyde politik bir tartışmaya açması uygun olacaktır” dedi ve ekledi: “Bu, Rusya için tatsız olacaktır ama Moskova’da kimse buna şaşırmayacak.”
Areshidze ayrıca Tiflis yetkililerinin bu konunun tartışılmasında duygularının yol göstericiliğine bırakılmaması gerektiğini söyledi. 1992-1993 yıllarında Çerkes halkı Rus ve Abhazların yanında Gürcülere karşı savaştılar. Ağustos 2008’deki savaş döneminde ise dünyadaki Gürcistan elçiliklerinin önünde Rusya lehine destek eylemleri yaptılar. Arashidze, Çerkeslerin bu desteği göstererek Rusya’yı soykırımı tanımaya ve Soçi’de Olimpiyat düzenlememeye ikna edeceklerini düşündüklerini ancak bu gösterilerden hiçbir şey kazanamadıklarını sözlerine ekledi.
New York’daki Çerkes Kültür Enstitüsü başkanı Iyad Youghar, konferans sırasında Çerkes hareketinin amaçlarının kendi devletlerini oluşturmak, soykırımın tanınmasını sağlamak ve 2014 Soçi Kış Olimpiyatları’nın Soçi’de yapılmasını engellemek olduğunu söyledi. Konferansın katılımcıları, Olimpiyat sözleşmesinin, büyük sayılarda insanin öldürüldüğü bir yerde Olimpiyatların yapılamayacağını ve buna göre Soçi’de bu oyunların gerçekleştirilmesinin kabul edilemez olduğunu söylediler.
Areshidze’ye göre Tiflis’teki konferansa katılan Çerkesler, Abhazya’nın Gürcistan’dan bağımsızlığına taraftarlar. Areshidze, “Bence bunun sebebi, uzun bir zamandır Çerkes halkıyla hiç bir iletişim kurmamamız ve Kuzey Kafkasya halklarına yönelik hiç bir adımın atılmadığıdır. Bu süreçte, Rusya Gürcistan aleyhinde bir enformasyon savaşı yürütüyordu.” seklinde konuştu.
Çerkeslerin Abhazya desteğine rağmen, de-facto cumhuriyet şuana kadar soykırım gerçeğini tanımış değil ve üstelik Abhazlar Çerkesler ile akrabadır.
Türkiye dışındaki ülkelerden Çerkes diasporasının temsilcileri konferansa katıldılar. Konferansın organizatörlerinden biri olan Jamestown Vakfı’nın başkanı Glen Howard, Türkiye’deki Çerkes diasporasının Rusya ile ilişkilerin bozulmasından çekindikleri için konferansa katılmaktan kaçındıklarını söyledi.
UNPO, 30 Mart 2010
Çeviri: Shumaf Sencer

Bir cevap yazın