100.000 Çerkes Anavatana mı Dönüyor?

Rusya’nın Çerkes meselesine bakışına dair çarpıcı tespitler içeren bildirinin Türkçe çevirisi şu şekilde:

Arap ülkelerindeki devrimler sırasında bu ülkelerde yaşayan Çerkeslerin durumu bir çok kez gündeme geldi ve bunun bir sonucu olarak Çerkes meselesi uluslar arası bir seviyeye tekrar taşındı.

Önce Libya’daki devrim, Çerkesleri haberlere taşıdı. Gaddafi rejimi ülkedeki Çerkes toplumunu etkisi altına almak için Ürdün’deki Çerkeslerden, Libya’daki soydaşlarını kendi lehine taraf değiştirmesi için ikna etmelerini istedi. Ancak bu deneme başarısızlıkla sonuçlandı (http://www.circassianews.com/index.php?entry_id=1301756999).

Bu sırada Rusya, ortaya çıkan fırsattan Rus yanlısı Çerkesleri kullanarak istifade etmek istedi, ancak Rusya’nın niyeti açıkça ortadaydı ve bu inisiyatifin arkasında kimin olduğu malumdu (http://www.jamestown.org/single/?no_cache=1&tx_ttnews[tt_news]=37779).

Son olarak, “sıcak bölge” Suriye’deki bazı Çerkeslerin Suriye’yi terkederek anavatana dönmek istediklerini belirten çağrıyı okuduk(justicefornorthcaucasus.info/?p=1251659075).

Diğer örneklerdekinin aksine, Suriye’de yaşayan Çerkes Diasporası’nın durumu birçoklarınca değinildi ve Suriye’deki Çerkeslerin geleceği ile ilgili bir çok organizasyon ve bireyler endişelerini belirtti. Ancak tüm bunların olaya bakış açısı, Çerkeslerin kendi kaderini tayin etme hakkına sahip bir millet olduğunu atlıyordu (http://www.elot.ru/main/index.php?option=com_content&task=view&id=2422&Itemid=1).

Yardım çağrısının Suriye’deki Çerkes Diasporasından az sayıda insan tarafından imzalanmasına rağmen, böyle bir mektubun binlerce insan tarafından imzalanmasını beklemenin gerçekçi olmadığını ancak Suriye’deki bir çok Çerkes’in benzer bir yardıma ihtiyaç duyduğunu anlamak gerekmektedir. Bu sebeple, “Maykop’daki Mafe-hable’nin bir sokağına yerleşebilirler” gibi bir karşılık kabul edilemez. Bu karşılık, başkaları üstünden popülarite elde etmek ve propaganda yapmak için bir girişimdir (http://www.eng.kavkaz-uzel.ru/articles/19523/ ).

Meseleye dair bütün bu yaklaşımların belki en önemli ve eksik olanı Rusya’nın resmi yaklaşımıdır. Bölgesel cumhuriyetlerin liderleri bu noktaya sempatik bir bakış açısıyla, ancak gerçek herhangi bir garanti olmaksızın değindiler (http://natpress.net/index.php?newsid=8170).

Bunun yanında, tepkilerin bir çoğunda Kosova’dan dönenlerin durumuna Suriye Çerkeslerine örnek teşkil etmesi açısından vurgu yapılıyordu. Bu küçük topluluk 1998’de savaşın ortasında kalmış ve bir kaç yüz tanesi anavatanlarına dönerek “Mafe-hable” isimli köye yerleşmişti. Herkes bunun ne kadar büyük bir başarı örneği olduğundan bahsetmekte ancak şaşılacak şekilde (belki de değil) dönenlerin hala sıkıntılar yaşadığını ve yerleşim işlemlerinin henüz bitmediğini okuyuculara söylemeyi unutmaktadırlar (http://natpress.net/index.php?newsid=8238).

Her ne kadar benzerlik kurulduysa da, birbirine benzemeyen bu iki olayın aralarında bir çok farklılık vardır. En önemlisi ve en açık olanı nüfus büyüklükleri arasındaki farktır. Kosova örneğinde bir kaç yüz olan Çerkes nüfusunun Suriye’de 100.000’in üstünde olduğu tahmin edilmektedir (http://www.jamestown.org/single/?no_cache=1&tx_ttnews[tt_news]=38830).

Rusya’da kısmi olarak Çerkes olan cumhuriyetlerin cumhurbaşkanları (veya yeni sıfatları ile “Cumhuriyetin Başı“) bu mesele ile ilgili Rusya’nın bugün izin verdiği kadarını söylemişlerdir (http://sk-news.ru/news/authority/15448/).

Bu sebeple, biz onları yerine, Rusya’nın gerçekte ne yapması gerektiğini söyleyeceğiz (aslında doğru ve insani olan Rusya’nın dünyadaki nüfusu 5 milyonu aşan Çerkeslere ülkeleri Çerkesya’yı geri verme zorunluluğudur). Rusya, Suriye’deki 100.000 Çerkesin anavatanlarına emniyetli bir şekilde dönemelerini sağlamalı; onlara uygun konaklama imkanı vermeli, istihdamları için uygun alanlar geliştirmeli ve herkesin kendi ülkesinde özgür bir halk olarak istediği bölgeye yerleşmesine (aynı zamanda şuan işgal altındaki Çerkesya’da yaşayanlar için de geçerli olmalıdır) izin vermelidir.

Şüphe yok ki, Rusya bu tarz girişimlere bir çok sebepten yönelmeyecektir. Bu sebepler şunlardır:

1.      Ekonomi: Genel ekonomik durum ve daha çok Soçi’deki Olimpiyat Soykırımı’nın anormal bütçesi için yapılan harcanmalar Rusya’nın bu kadar çok dönüşçü ile (özellikle Rus olmayanlar ile) başa çıkmasını imkansız hale getirmektedir.

2.      İmaj: Bu tür bir girişim, Rusya’nın geçmişteki eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmesi olarak algılanır ki Rusya bu eylemlerini devamlı olarak görmezden gelmekte ve red etmektedir.

3.      Soçi: Olimpiyat oyunları Rus liderliği için çok önemli ve bir o kadar da problemlidir. Bu nedenle, ilgili tüm hassas konuları itinayla saklamaya çalışmaktadırlar. Bunu yapmanın bir yolu, yerli halk olan Çerkeslerin izlerini kapatarak, bölgenin tarihini baştan yazmaktır. Bu sebeple, Çerkesleri anavatanlarına geri getirmek (Soçi’ye olmasa bile) “Çerkes sorunu”nu tekrar sahneye çıkararak amaçlarına zarar verecektir.

Kosova Çerkesleri örneğinden farklı olarak, bu defa Rusya bir kaç Çerkes’e yardım ettiği için iltifat ve tezahürat duymayacaktır. İki sebeple:

1. Suriye’deki Çerkeslerin varlığı, Rusya’nın geçmiş eylemlerinin direkt bir sonucudur.

2. Rusya’nın sorumluluğu, Çerkesya’yı baştan kurarak uyguladığı soykırımın bir sonucu olarak sürgüne uğrayan Çerkeslerin neslinden olan herkesi tekrar geri getirmektir.

Hiç bir standart, yapmanız gerekenin yüzde 0.03’ünü (5 milyon Çerkes Diasporası içinde 1500 kişi) yeter bir miktar olarak tanımlamaz.

RADIO-ADIGA

Kaynak:http://www.radioadiga.com/ClosedIndex/artikkk.php?ind=3862

Bir cevap yazın