Kuzey Kafkasya Tarzında Aşk

Kuzey Kafkasya’da, ilişkilerin geleneksel ve modern beklentileri yamalı yorgandan daha fazla yamalı. Genç çiftler bu durumla nasıl baş ediyorlar?

Rusya’nın eski neslinin pek çoğu Kafkasya’daki aşk ve romantizme 1967 tarihli vahşi tutkulardan ve eski gelenek ve örflerden ibaret “Kafkas Tarzında Kaçırma” Sovyet komedi filmiyle aşinalar. Ancak yeni nesiller için, bu ifade daha çok kadın haklarının ihlali, kız kaçırma yargılamaları ve onur ölümlerini çağrıştırıyor.

Cinsiyetler arası ilişkiler ve hayat tarzı konusunda nesiller arası farklılıklar bölgede kolaylıkla tespit ediliyor. Ailelerin kimin kiminle evleneceğine karar verdiği, genç çiftlerin ilk olarak düğün gününde tanıştığı önceden planlanmış evlilikler burada kural haline gelmiştir.

Kafkasya’da konuştuğum insanların çoğu ebeveynlerinin nasıl evlendiği konusunda şakalar anlatmaktadırlar. İnguşetya’dan Muhammed, babasının akşam vakti tarladan dönüp arkadaşlarıyla konuşurken, ailesinin kendisine bir eş bularak düğün gününü belirlediğini duyduğu hikayesini anlatıyor. Delikanlı haberle birlikte tamamen sarsılmıştır: kız kimdi ve onu sevecek miydi? Eve varıp kızın tanıdığı birisi olduğunu öğrendiğinde keyiflenmişti, komşusuyla evlenecekti. Ancak Muhammed babasına annesiyle iyi geçinip geçinemediklerine dair asla soru sormadı.

Bu günlerde benzer hikayelere nadiren rastlanılıyor. Genç insanlar kendi eşlerini seçip, severek evleniyorlar. Ancak halen daha eş seçmek için kendisine güvenmeyen ve annesi ya da teyzesinden yardım isteyen garip genç adamlar da bulunmakta.

Dağ Romantizmi

Aşk ve romantizm teması, veya daha doğrusu bunun anlatısı, Kuzey Kafkasya’da her zaman vardı. Her kültür kendi yerel Romeo ve Jülyetlerine sahiptir ve pek çok aile kendi büyük büyükannelerinin ve babalarının nasıl tanışıp evlendiği hakkında hikayeler anlatabilir. Kaçınılmaz olarak, bu tip hikayelerin bazıları yasak veya karşı çıkılan aşklardan oluşur: Evlenmeye izin vermeyen ebeveynler, aileleri ile zorunlu ayrılıklar gibi…( Özellikle sevilen kişinin başka bir etnik veya dini gruptan olması sıkça rastlanılan bir olay) Bu hikayeleri dinlerken, kendinizi ihtirasın birden alevlendiği, göz yaşlarının aktığı, atlıların atının üstünde dört nala gittiği ve kadınların akşamlarını dut ağacının dibinde üzülerek geçirdiği Türk dizileri izliyor gibi hissedebilirsiniz.

Aynı zamanda, pek çok kültür halen daha gerçek hayatta duyguların veya hislerin açıkça belirtilmediği tabularını muhafaza etmektedir(ve bazı durumlarda yerel davranış kalıpları ile desteklenmektedir). Bu özellikle, sadece eşlerine değil çocuklarına bile kamusal alanda sevgi ve sevgi belirtileri gösteremeyen erkekleri etkilemektedir. Duygular sözümona sadece kadınlar içindir. Ve aynı kurallar kadınla erkek arasındaki ilişkinin diğer veçhelerini de düzenlemektedir: kur yapma, tanışma, görüşmeler, evlilik teklifleri ve hatta kendi düğünündeki hareketler.

En küçük detaya kadar sinmiş ritüeller sistemi Kafkasya’da Bolşevik Devrimi’nden çok önce vardı ve tüm Sovyet döneminde varlığını korudu. Bu sistem çiftlerin kur yaparken nasıl görüşeceği, kadınla erkek arasında bırakılacak mesafenin ne olacağı, düğünlerde erkek ve kadın masalarının ayrılmasına duyulan ihtiyaç da dahil olmak üzere her şeyi düzenliyordu. Bununla birlikte, geçen son yirmi yıldan sonra, ekonomik darboğaz ve bölgedeki cumhuriyetlerde sonu gelmeyen silahlı çatışmalar ile bu kurallar önemini kaybetti ve bir tarafta İslami emirler diğer tarafta ise seküler değerlerle yer değiştirdi.

Bugünlerde, Kafkasya’daki toplumsal cinsiyet ilişkileri genellikle bir arada durmayan farklı parçalardan oluşturulmuş yamalı bohçayı andırmakta: İslam öncesi ritüellerin sert gereksinimleri ve geleneksel davranışlar Avrupalı yaşam tarzıyla bir arada var olabilir; ve genç çiftler buluşmalarında aralarındaki gerekli mesafeyi korurken Whatsapp’ten flörtleşmeye devam ederler.

Romantizm veya pragmatizm?

Araştırmamız Avrupa-stili “romantizm” hayalinin genç kızlar arasında yaygın olduğunu gösteriyor; güzel aşk hikayeleri, kadınlara karşı incelik, ilgi, hediyeler ve buketler beklentisi içerisinde yaşıyorlar. Bu yeni beklentiler çoğunlukla yabancı TV programlarını izlemenin bir sonucu: 90’larda Meksika pembe dizilerini Hint filmleri takip etti ve sonunda da Türk dizileri bunların yerini aldı.

Diğer tarafta erkekler bu beklentilere gülerler ve dizinin jenerik müziği çalmaya başladığı anda sıkılarak hemcinsleriyle eğlendikleri avluya kaçarlar. Kafkasya’daki erkeklik kodu gereksiz duygusallıkla alay eder ve aşka düşmüş genç bir erkek bile çok duygusal görünmekten korkar. Bazıları bu esrarengiz kadınsı yaratıkları anlamadıklarını veya ne istediklerini bilmediklerini dile getirerek, pragmatik ilişkileri pervasız aşka tercih ediyorlar. Bu sebepten kadın akrabalarına kendileri için uygun bir eş bulmalarını istiyorlar. Bununla iyi bir aileye mensup, evini seven ve lekesiz bir itibara sahip bir kızı kastediyorlar.

Dağıstan’dan bir tanıdığım uygun eş bulma konusunda ciddi kaygının olduğunu itiraf etti; onun bütün ihtiyaçlarını karşılayacak birisiyle birlikte bir yaşam kurmanın vakti gelmişti. Her kadının hayatını yemek ve temizlik yaparak geçirmeyeceğini iddia ettim ve kocamın kıyafetlerini ütülediğini, benim sebzeleri tercih ederken onun et yemeyi sevdiğinden dolayı kendisi için yemek yaptığını ve iş gereği sık seyehat ettiğim için ev-erkeği rolüne sahip olduğunu açıkladım.

Konuşma devam ederken arkadaşım şok üstüne şok geçirdi ve “Öyleyse ne diye seninle evlendi?” sorusunu sormak için kendisini zor durdurduğunu görebiliyordum. Kendim hakkında konuşmak zorundaydım ve eşimin beni ev işlerindeki yeteneğimden dolayı değil güzel ve akıllı olduğum için sevdiğine ikna ettim.

Kafkasyalı erkek pragmatizmi sadece çocuk yetiştirme ve eve bakmak için eş seçmekle bitmiyor. Erkeklere bir ilişkideki en romantik jestin ne olduğunu sorduğumda bazıları en romantik anın hoşlanılan kızın kaçırılması olacağını söylediler.

Bu günlerde kaçırılmalar düğünden daha çok daha ucuz olduğu için genellikle her iki tarafın anlaşmasıyla gerçekleşiyor. Çiftler arkadaşlarının yardımıyla genç erkeğin gelini kaçıracağı yer ve zamanda anlaşıyorlar. Youtube genç erkeklerin üniversiteye arabayla gidip, genç kadını yakalayıp arabanın arka koltuğuna atıp kaçırdığı videolarla dolu. Videolarda kadın kaçırılırken direniş sergiliyormuş gibi yapıyor. Bundan sonra müstakbel kayınpederler kızları hakkında haberdar ediliyor ve eğer gelin şikayet etmeyip kabul ederse herkes evine mutlu gidiyor. Aile bütün akrabalarını davet edip düzenleyeceği düğünde harcanacak milyonlarca rubleyi kurtarıyor. Ancak elbette gerçek kaçırma vakaları da var, gelin onun isteğine karşı çıktığında işte o zaman problem başlıyor.

Belirtilmelidir ki genç kadınlar kaçırılmaya daha az isteklidirler. Çiçekler ve büyük jestlerle önceden hazırlanmış bir evlilik teklifi sonrasında beyaz gelinlik ve büyük bir düğün istiyorlar. Ancak eşi görülmemiş işsizlik rakamlarının ve düşük maaşların olduğu Kafkasya cumhuriyetlerinde, çok fazla insan böylesine savurganlık yapamayacaktır. Bu sebepten kızlar sevdiklerinin şefkatine dayalı yeni tip bir romantizme dönmek zorunda kalıyorlar. “Çiçeklere ve hediyelere takılmam” diyor 30 yaşındaki Çeçen Madina. “Ancak hastaysam bana ilaç getirmesi, veya ‘neden gidip uzanmıyorsun, ev işlerini ben hallederim’ demesi benim için romantizmin doruğu ve kocamdan istediğim şeydir.” Bazı kadınlar da erkeklerin sadece çiçek verdiklerini çünkü bunun onlardan beklenen bir şey olduğunu ve sadece Sevgililer Günü veya 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde değil anlık jest yapmaları halinde yaptıklarının bir anlamı olacağına inanıyorlar.

Kadınları ne mutlu yapar?

Çalışmamızda katılımcılara sorduğumuz ana sorulardan birisi “Mutlu musunuz?” sorusu idi. Şaşkınlığımızla, insanlar, özellikle de eski nesiller, cevap vermekten kaçınıyorlar ve neyden bahsettiğimizi tam olarak anlamlandıramıyorlardı. Olsa olsa, “Tabii ki, ailem ve çocuklarım var bundan fazla ne ihtiyacım olabilir?” gibi genel, üzerine düşünülmemiş cevaplar alıyorduk.

Bölgede ailenin önemi o kadar büyüktür ki evlenmemiş erkekler ve kadınlar sanki henüz yaşamaya başlamamış gibi düşük sosyal statülere sahip oluyorlar. İnsanlar 25. Yaşgünlerine geldiklerine, arkadaşları ve aileleri onları ne zaman evlenecekleri konusunda daha ısrarlı bir şekilde sorguluyorlar. Bölgede bir aileye sahip olmak hayattaki en önemli hedef olduğu için evlenmemiş kadınlara genellikle acıyarak bakılıyor. Evlenmemiş genç kadınların olduğu bazı cumhuriyetlerde aynı zamanda kadınlar erkek kardeşlerine yük oluyor, çünkü kadınlar evlenene kadar erkek kardeşleri onların güvenliğinden ve bekaretinden sorumlular.

Yine de genç kadınlar bugünlerde bu durumu protesto etmeye başladılar. Mutsuz evililiklerin görülmesi ve ablalarının ve diğer akrabalarının boşanmaları yüzünden evlenmeden önce eğitim alarak finansal bağımsızlıklarını kazanmaya karar veriyorlar. Ve bazıları ailelerinden ve toplumun genelinden büyük bir baskı gelmesine rağmen evliliği tamamen reddediyor. Diğerleri daha eşitlikçi hayat arkadaşları bulmak için Kafkasya dışına bakmaya kararlılar. Ancak üniversiteye sadece okumuş gelin olup daha iyi kocalar yakalama amacıyla giden genç kadınlar da var. Pahalı kıyafetlere ve estetik cerrahiye yatırım yapmak da kadınların seçenekleri arasında.

Son yıllardaki hızlı şehirleşme bir başka değişimi de beraberinde getirdi: Geniş ailenin çöküşü ve kendi başına yaşayan genç çiftlerden ibaret olma isteği. Bu bireyciliğin yükselmesine neden olarak insanların bağımsızlık hissiyatını artırdı. Artık, toplumsal kontrolün baş edilmesi güç enstrümanları kendi kendine yeten genç bir ailenin yaşadığı bir apartman dairesine girmekte zorlanıyor. Dolayısıyla, sorumluluk sahibi babalar, iki meslekli aileler ve bebek bakıcıları gibi olguları düzenleyen bir “toplumsal cinsiyet” marketi var.

Sultan olsaydım

Erkekler romantik ilişki yolunda kendi kestirmelerini hazırlamışlar. Eğer aşk genellikle bağlılık ve şefkat ile eş anlamlı tutuluyorsa, ya da kendisini evlilik dışı ilişkilerde var ediyorsa, çok eşliliğin yaygınlaşmasıyla birlikte “sevgili” rolü ikinci eş tarafından oynanıyor.  Ailesinin önerisi ile evlenen ve çocuklarına babalık yapan birisi genç bir kızla romantik olarak beraber olabiliyor.

Bazı zamanlarda bu ikinci eş birinci eşin varlığını sadece düğününde öğrenebiliyor. Şeriat ilgisini ve mal varlığını eşleri arasında eşit bir şekilde paylaşan erkeğin dört kadına kadar evlenmesine izin veriyor.

Benim için, çok eşlilik her zaman isyan ettiğim en fazla karşı geldiğim İslami pratiklerden birisidir. Eğer birden fazla kadınla evliliği doğru buluyorsanız, çok kocalılığı da kabul etmek zorundasınız, aksi takdirde cinsiyetler arasında herhangi bir eşitlikten bahsedilemez. Ama bunu söylediğimde genç kızlar tek ses olup bana saldırıyorlar, ikinci -ve çok sevilen- eş olma haklarını şiddetle savunuyorlar.

Halihazırda ikinci eş olan bir arkadaşımın(ve kocasından bir çocuğu da vardı) da dahil olduğu pek çok kişi “Rusya’da, erkekler zina yapar, sevgilileri ile yıllarca yaşayıp sonunda onları bırakırlar; ve geri dönmezler. Şeriat yasaları ise boşanma halinde kadınları koruma altına alıyor” demişti.

Aynı zamanda, pek çok genç kadın ikinci eş olmayı umursamadığını söylerken hiçbirisi birinci eş olmaya özenmiyordu. Bu makaleyi yazarken, iki yıldır evli ve bir çocuğu olan yakın bir arkadaşım, kırsal alandan genç bir kızla evlenen kocasını terk edip etmemeyi düşünüyor. Çalışmamıza göre, yeni eşin gelmesi Kafkasya’da boşanmaya yol açan ikinci en yaygın faktör(birincisi ise şiddet).Pek çok defa yeni durumu kabullenemeyen birinci eş ilişkisine son veriyor, çocuklarını alıp ailesinin evine geri dönüyor. Çeçenya’da gelenekler buna da izin vermiyor, anne çocuklarını kocasına bırakıp ayrılmak zorunda kalıyor.

Günümüzde, Kuzey Kafkasya’daki aşk ve ilişkiler yamalı bohçadan daha damalı duruma gelmiştir. Geleneksel pratikler Avrupalı değerlerle, romantizm pragmatizmle, çokeşlilik tekeşlilikle beraber var olabiliyor. Aile içi ilişkiler sadece gelenek tarafından değil; aşk, saygı ve dürüstlük hakkında ortaya çıkan yeni fikirlerle düzenleniyor. Geleneklerce ortaya konulan kurallara rağmen erkekler için kadın adına müdahale etmek, diğer aile üyelerinin saldırılarından onu koruyarak kadının tarafında yer almak gittikçe artıyor. Ve genç erkekler “evlenme zamanının gelmesinden” dolayı değil sevdikleri bir kadınla “gerçek bir evlilik” yapmaya daha hevesliler. Dağıstan’da yaşayan 40 yaşındaki Fatima’nın bana söylediği gibi: “Kafkasya’daki insanlar senelerdir istedikleri gibi yaşıyorlar-ama bu aramızda sır olarak kalsın!”

Bu makalede bölgede 6 yıldan beri yürütülen çalışmaların yanı sıra Heinrich Böll Vakfı’nın Rus Kuzey Kafkasya’sında kadın ve erkekler arasındaki yaşam tarzı ve ilişkiler hakkında 2015-2016 yıllarında yapılan çalışmalardan yararlanılmıştır.

Çalışmamız dört Kafkasya cumhuriyetiyle sınırlı tutulmuştur: Çeçenya, Dağıstan, Kabardey-Balkar ve İnguşetya. Çalışma metodu, anket soruları ve problem odaklı uzun mülakatlardan oluşmaktadır. 80’i kadın 80’i erkek olmak üzere 160 katılımcı vardı ve anket çalışması aile hayatı, değerler, din, hayat stratejileri vb soruları içeriyordu.

Bütün vakalarda bizim birincil vazifemiz insanların güvenini kazanmak ve isimlerini saklamayı garanti etmekti. Daha sonra, pek çok katılımcı hayatları hakkında derin bir şekilde düşündükleri ilk anın bu olduğunu itiraf etti. Yalnızca kendi aile değerleri ve yerel gelenekler hakkında değil; duyguları, umutları ve başarısızlıkları hakkında da ilk kez yüksek sesle konuştuklarını söylediler.

 

https://www.opendemocracy.net/od-russia/irina-kosterina/love-north-caucasus-style

Çeviri: KF Çeviri

Bir Cevap Yazın